Değerli ortaklarımız,
1963'ten bu yana siz ortaklarımız, müşterilerimiz, çalışanlarımız ve toplumumuz için fark yaratmak amacıyla çalışıyoruz. Topluluğumuzun kurucusu Sayın Vehbi Koç'un "Ülkem Varsa Ben de Varım" sözlerinden hareketle, tasarımıyla, üretimiyle tüm hakları Türkiye'ye ait araçları yaratan, sürdürülebilir büyümeyi sağlayan, ülkesi, toplumu, çalışanları için değer yaratan bir şirket olarak 45 yılı geride bıraktık. 45 yılda pekçok deneyim kazandık, bu kazandığımız deneyimimizi ürünlerimizle, hizmetimizle ve kendimize has özellik ve değerlerimizle tüm paydaşlarımız için fark yaratmak üzere kullandık. 45. yılımızı kutladığımız 2008'e başlarken de bu gerçeklerden hareketle "fark yaratan tecrübe" söylemi ile yola çıktık. İş sonuçlarımıza baktığımızda, 2008'de bu söyleme ve 45.yılımıza yakışır başarılarla fark yarattığımızı söylemekten mutluluk duyuyorum.
2008 yılı, sektör genelinde başarılı bir dönem olarak başlamış olsa da, son çeyrekte yaşanan global ekonomik yansımaların olumsuz etkisini, ülkemizde özellikle otomotiv sektöründe daha yoğun bir şekilde hissettik. Otomotivde çok ciddi oranlarda daralma yaşanırken, Otokar, bu süreci savunma sanayiindeki atılımları, yeni ürün ve yeni pazar çalışmalarının etkisiyle daha kolay atlattı, hedeflerine ulaştı. Başarılı çalışmalarımızın sonucunda 2008 yılında ciro bazında yüzde 12'lik, ihracat bazında yüzde 16'lık büyümeye imza attık.
Bu başarılı atılımlardan bahsetmeden önce, ortaklarımız ve şirketimizin varlığı için çok önemli bir unsur olan "Özel pazarlarda faaliyet gösterme" özelliğimize değinmek istiyorum. Savunma sanayii ve ticari araç gibi çok niş iki alanda faaliyet gösteriyor olmak, Otokar'ın bugüne kadar sürdürülebilir başarısının en büyük anahtarı oldu. Savunma sanayii için üretim ve geniş ticari araç mamul gamımız, Otokar'ın sonuçları içinde daima dengeli ve birbirini destekleyip şirketi başarıya ulaştıyor. Elbette ki; bu gücün arkasında deneyimli kadro, inanmış bir ekip, üstün teknoloji, mühendislik ve araştırma, geliştirme imkanları yer alıyor. Otokar, bütün bu özellikleri ile Türk ve dünya pazarlarında fark yaratıyor.
2008'de Otokar'ın bu gücü, geçmiş başarıları ve deneyimi takdir görmeye devam etti. Bunun en güzel ve en önemli örneği ise Milli Tank Projesi oldu. Otokar, 2008'de üzerinde özveri ile çalıştığı tank projesinde başarıya ulaştı; sözleşme görüşmeleri tamamlandı; şirketimiz Türk Silahlı Kuvvetleri için Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından Altay Milli İmkanlarla Modern Tank Üretimi Projesi'nde ana yüklenici olarak görevlendirildi. Böylesine önemli ve büyük bir projede, Türkiye'nin ilk milli tankını tasarlamak için tüm alt yapı, imkan ve inancımızla bu göreve hazırız. Ülkemiz, ordumuz ve sanayiimiz için fark yaratacak bu proje, Otokar'ın savunma sanayiinde dünyadaki konumunu da oldukça güçlendirecek.
2008, savunma sanayiinde aynı zamanda yeni model askeri araçlarımız ve satış sonrası hizmetlerimiz ile müşterilerimiz için fark yarattığımız bir yıl oldu. Yaptığımız her teslimat yeni bir referans oldu, yeni pazarlara adım attık, özellikle zırhlı araç alanında dünyadaki varlığımızı güçlendirdik. Türk Silahlı Kuvvetleri'ne hizmetimizi aralıksız devam ettirdik. Türk Ordusu'nun 2008 yılı başında başlayan sınırötesi harekatında medyada bizim tasarladığımız ve ürettiğimiz araçları en iyi hizmeti verirken izlemek hepimizin göğsünü kabarttı. Son olarak, Aralık ayında Taktik Tekerlekli Araçlar ihalesinde 861 adet araç ile ilgili sözleşme görüşmelerine başlamak üzere seçilmek de bizi ayrıca gururlandırdı.
Ticari araç alanında yaptığımız büyük adetli filo teslimatları, doğalgazlı otobüs, Eco semi-treyler serisi gibi yeni ürünlerin katkıları ile pazardaki daralmadan en asgari düzeyde etkilendiğimiz gibi, daralan treyler pazarında payımızı korurken, otobüste pazar payını en çok artıran şirket olduk. Bu başarıda 9 metrelik otobüs serimiz Doruk'un payı elbette ki büyüktü. Bu serimizin yeni modeli Doruk LE ile "Design Turkey" yarışmasında aldığımız ödül ile tasarım alanında da fark yarattık.
Avrupa pazarında ise yeni modellerimiz, genişleyen dağıtım ağımız ile fark yarattık. "2020 yılında Avrupa'da her 10 otobüsten birinin Otokar imzasını taşıması" hedefimize ulaşmak için pazardaki varlığımızı kuvvetlendirdik. Başta Avrupa olmak üzere faaliyet gösterdiğimiz 30 ülkede, 7 metrelik küçük otobüs alanında ciro bazındaki yüzde 58'lik artışa imza attık.
45. yılımızda Otokar tarihinde önemli rol oynayacak, şirketimizin gelecek hedeflerine ulaşmada fark yaratacak önemli bir yatırım yaptık. Komşumuz Otoyol A.Ş'ye ait olan fabrika, tesis ve araziyi satın alarak, fabrika alanımızı üç katına çıkardık.
2008'de özellikle üzerinde durduğumuz bir konu da artan rekabette fark yaratmak için verimlilik çalışmalarının, kalite ve maliyet iyileştirmelerinin önemi oldu. Altı Sigma metodolojisi, üretimde başlatılan "Değişim" projesi ile verimlilik ve kalite seviyesinde önemli kazançlar elde ettik. Yine maliyetler azalma, performans ve kalite yükseltmede önemli bir unsur olan SAP sistemimizde süreçleri farklı birimlere de taşıdık.
Bu yıl bir başka güzel gelişme de, en büyük sermayemiz olan insan kaynağı alanında oldu. 2005 yılında Otokar, Koç Topluluğu bünyesindeki şirketler içerisinde en yüksek çalışan memnuniyetine sahip şirketler arasında yer aldı. Çalışanlarımızın bağlılığı ve motivasyonu ile önümüzdeki senelerde çok daha büyük başarılara imza atacağımızdan eminim.
Bütün bunları yaparken içinde bulunduğumuz toplum için de fark yaratmak istedik. 45. yılımızda fabrika bölgemize 45 bin adet fidan kazandırdık. Koç Topluluğu bünyesinde sürdürülen sosyal sorumluluk kampanyalarını desteklemenin yanı sıra çeşitli kurumlarla da işbirliği içinde çalışmalarımıza devam ettik.
Geçtiğimiz yıl, yatırımcılarımız ve ortaklarımız için de fark yaratan bir kurum olduk. İMKB Kurumsal Yönetim Endeksi'ni oluşturan öncü şirketler arasına katıldık ve 7,94 gibi yüksek bir derecelendirme notu aldık.
2009'a kısaca özetlemeye çalıştığım başarılar ile başladık. Önümüzdeki yıl, ülkemiz ve sektörümüz için zor bir dönem bizi bekliyor. 2009 yılı için hedefimiz, daha rekabetçi olmak, fark yaratmaya devam etmek, daha iyiyi sunmak ve bu dönemi Otokar için fırsata dönüştürmek olacak. Gelecek yıl, savunma sanayiinde üzerimize aldığımız görevleri başarı ile tamamlamak üzere çalışacak, hem savunma hem ticari araç alanında yeni ürün geliştirme ve yeni pazarlara açılarak konumumuzu koruyacağız.
2009'da da bizlere duyduğunuz güven ve inancın sürdürmek, uzun vadede sürdürülebilir büyümemizi devam ettirmek ve her zamanki gibi iş sonuçlarımızın siz ortaklarımıza kazanç olarak yansıması için çalışacağız.
2009 yılının şirketimiz ve siz ortaklarımız için başarılı bir yıl olmasını temenni ederim.
Saygılarımla,
Kudret Önen
Yönetim Kurulu Başkanı
Son Güncelleme: 4 Mart 2010